Yeşil Bina Dergisi 9. Sayı (Eylül-Ekim 2011)

YEŞİL BİNA / EKİM 2011 33 girişim kuruldu. Bu girişim Honeywell’in bilgisayar işine girmesini sağladı. 1957’de, Honeywell, bir yangın algılama ve alarm firmasını satın aldı. Bu satın alma, şirketi güvenlik konusunda dünyanın lider fir- ması haline getirecek bir dizi satın alma işleminin başlangıcıydı. 1963 yılında Minneapolis-Honeywell Regulator Co ismi resmen Honeywell olarak değiştirildi. 6 yıl sonra, Amerikalı astronotlar Neil Arms- trong ve Edwin Aldrin Honeywell’in kontrol sistemleri sayesinde Ay’da ilk yürüyüşü gerçekleştirdiler. 1970’te Honeywell, bil- gisayar faaliyetlerini General Electric’le birleştirerek Honeywell Information Systems’i kurdu. 1986’da kişisel bilgisa- yarlar piyasaya sunulduktan sonra Fransız Campaigne des Machines Bull ve Japon NEC Corporation’la küresel bir ortaklığa gidilerek Honeywell Bull firması kuruldu. 1991 yılına kadar bu şirketteki hisse oranı düzenli olarak azaldı ve Honeywell kişi- sel bilgisayar işinden çekildi. Bu tarihten sonra dijital bilgisayar alanında edinilen know-how otomasyon ve kontrol sektö- ründe kullanıcı dostu sistemlerin gelişti- rilmesi için kullanıldı. 1986’da Honeywell, Sperry Aerospace’in alınmasıyla uzay- havacılık sanayiindeki konumunu daha da güçlendirdi, havacılık sistemlerinde dünyanın önde gelen üreticisi oldu. Günü- müzün Honeywell’i, iki küresel lider firma olan AlliedSignal ve Honeywell Inc.’in bir- leşmesiyle 1999 sonunda şekillendi. 20. yüzyılın son büyük şirket evliliği ile ortaya çıkan yeni Honeywell, yeni binyılın lider teknoloji şirketlerinin başında geliyor. Türkiye’de ise ilk Honeywell ürününün satıldığı 1946 yılından beri tüm sanayi kollarında pek çok kontrol sistemi ve ülkemizin en modern binaları Honey- well imzasını taşıyor. 1968 yılında Delta A.Ş’nin Honeywell Türkiye temsilciliğini üstlenmesi ve 1992 yılında Honeywell Türkiye organizasyonunun kendi şirketi ile faaliyete geçmesi, Türkiye’de otoma- tik kontrol teknolojisinin de kilometre taşları. İşletmeye sokulan ilk endüstri- yel kontrol sistemi olan Mersin Kromsan Fabrikası’nın (1982) ardından Yeşilköy Havaalanı’nda kurulan ilk bina kontrol sis- temi (1983), Türkiye’de bina ve endüstri alanında otomasyonun hızla yaygınlaşa- cağının habercisiydi. Bu arada, Rusya başta olmak üzere, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde önemli projeler üst- lenen inşaat firmaları da yaptıkları bina- ların otomasyonunu Honeywell’e emanet ettiler. Honeywell, “Otomasyon ve Kontrol Sistemleri”, “Uzay ve Havacılık”, “Taşıt Sistemleri” ve “Özel Kimyasallar” olmak üzere dört ana konuda faaliyetlerini sür- dürüyor. Yeşil Bina: Otomasyon ve Kontrol sistem- lerinden bahsedebilir misiniz? Hakan Olcay: Honeywell Otomasyon ve Kontrol Sistemleri verimliliği ve karlılığı artırırken, insanları, binaları ve tesisleri koruyor, konforu artırıyor ve çevrenin daha az kirlenmesini sağlıyor. Otomatik kontrol sayesinde insanlar evlerinde ve işyerlerinde daha konforlu bir yaşam süre- biliyor, binaların işletme giderleri azalıyor ve endüstriyel tesisler daha kaliteli ürün- leri daha düşük maliyetlerle üretebiliyor. Gelişmiş güvenlik sistemleri sayesinde her türlü risk en aza indirilirken, istenmeyen kayıpların ve kazaların önüne geçmek mümkün olabiliyor. Biz Otomasyon ve Kontrol Sistemleri Grubu içinde Bina Çözümleri bölümünde Enerji iş kolunda görev yapıyoruz. Enerji verimliliği, talep azaltma, yerinde üretim gibi çözümler sunuyoruz. Binalarda enerji talebinin azaltılması, verimliliğin artırılması gibi konular Türkiye’de birkaç yıllık bir konu olmasına rağmen Honeywell’in otuz yıldır dünyada uzman olduğu bir alan. Bu çer- çevede bir binada 200’ün üstünde ger- çekleştirebileceğimiz farklı enerji azaltma yöntemi var. Geliştirdiğimiz projeler, müş- teri kriterlerine, binanın karakteristiğine, yatırım planına bağlı olarak paket halinde müşterilerimize sunuluyor. Yeşil Bina: Enerji tüketiminin azaltılma- sını nasıl sağlıyorsunuz? Hakan Olcay: Konfordan ödün verme- den enerji verimliliğinin arttırılmasını farklı şekillerde müşterilerimize sağlıyoruz. Bu konuda en önemli hizmetimiz “Enerji Performans Sözleşmesi”. Bu sözleşme kapsamında enerji tasarrufu sağlayan hizmetlerimizi müşterilerimize garantili bir şekilde sunuyoruz. Yatırım bütçesi bu çerçevede üretilen projelerde sıkıntı olabiliyor. Dünya üzerinde bu konu için özel ayrılmış düşük maliyetli üçüncül finansman kaynaklarını projelerimize yönlendirebiliyoruz. Zaten bu tip proje- lerin de sihri, proje enerji tasarrufunun garantili olması (garantilenen enerji tasarrufu gerçekleşmemesi durumunda Honeywell tarafından taahhüt edilmiş eksik tasarrufun proje geri ödeme süresi boyunca müşteriye tazmin etmesi) ve yatırım bütçelerine ihtiyaç duyulmaması. Bu Türkiye’de verdiğimiz çok önemli bir hizmet. Fakat devletin henüz çıkarmadığı bazı standart ve yönetmeliklerden dolayı özel sektör bu konuda biraz yavaş dav- ranıyor. Önceliği kamu kuruluşlarına ver- mek ve gerçekleştirilen örnek projelerden yararlanmak istiyor. Bir geçiş döneminde olduğumuzu söyleyebiliriz. İkinci bir hiz- met olarak ise projelerin, müşterilerimizin kendi kaynaklarıyla ya da kısmi destekle, enerji tasarruf garantisi olmadan, anahtar teslim gerçekleştirilmesi olarak özetleye- bilirim. Bu tür projelerde müşterilerimize garantili projelerde almış oldukları hiz- metin aynısını proje öncesi ölçümleme ve proje sonrası doğrulama hizmetleri olmadan daha düşük proje maliyeti ve daha hızlı proje geliştirme süreci ile sunu- yoruz. Proje tasarım ve uygulamasının tek noktadan yapılması proje risklerini de minimuma indiriyor. Bunun dışında, bahsettiğimiz projeler ile birlikte veya bağımsız olarak yenilenebilir enerji, koje- nerasyon ve enerji izleme teknolojilerini de projelerimize dâhil edebiliyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=