Yeşil Bina Dergisi 46.Sayı (Kasım-Aralık 2017)
42 Yeşil Bina / Kasım - Aralık 2017 yesilbinadergisi.com ARAŞTIRMA İstanbul Koşullarında Doğal Olarak Yetişen Bitki Türlerinin Ekstensif Yeşil Çatı Sistemlerinde Kullanım Olanaklarının Belirlenmesi Yrd. Doç. Dr. Mert EKŞİ İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Peyzaj Teknikleri Anabilim Dalı Yrd. Doç. Dr. Aysel ULUS İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Bitki Materyali ve Yetiştirme Tekniği Anabilim Dalı Nigar KÜÇÜK İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı 1.GİRİŞ Y eşil çatı sistemleri, son yıllarda fiziksel çevrede içeresindeki olumlu etkileri nedeniyle kentlerin önemli bileşenleri haline dönüşmüşlerdir. Kuzey Avrupa ülkelerinde uzun yıllardır yaygın bir biçimde kullanılan yeşil çatı sis- temleri, yapılaşmayla kaybedilmiş bitkisel yüzeylerin, binaların üzerinde tekrar yaşa- tılması yaklaşımı ile yaygınlık kazanmış- tır. Günümüzde kentleşmenin getirdiği olumsuz etkiler ve küresel ısınma ile ilgili kaygılar, dünyada yeşil çatı sistemleri ile ilgili araştırmaların ve uygulamaların art- masına neden olmuştur. “Ekstensif Yeşil Çatı Sistemleri”, değişken iklim şartla- rına uyum sağlayan bitki türlerinin tercih edildiği, bakım ve uygulama maliyetleri ile binaya gelen yapısal yükü belirgin ölçüde azaltan, yetişme ortamı derinliği 15 cm’den az olan, gelişmiş altyapı sis- temleri içermeyen, genellikle üzerinde faaliyetine sahip bitkilerin, ekofizyolojik özellikleri nedeniyle kuraklık, ani sıcaklık değişimleri ve rüzgâr gibi zorlu çevre- sel koşullara uyum sağlama konusunda en uygun türler olduğu tespit edilmiştir. Kısaca CAM (Crassulacean Acid Meta- bolism) olarak tanımlanan fotosentetik faaliyet, 3 farklı bilim insanının 2 farklı çalışmasında ortaya konulmuştur. Top- raktaki nem miktarının azaldığı dönem- lerde, CAM bitkileri su kaybını engellemek amacıyla transpirasyonun fazla olduğu gündüz saatleri boyunca stomalarını kapalı tutmakta ve transpirasyon oranla- rının azaldığı gece saatlerinde stomalarını açmaktadırlar. Günümüzde ticari uygulamalarda bu kısıtlı aralıktaki bitki türleri alışılagelmiş olarak kullanılmakla birlikte, bitki türü sayısının artırılmasıyla ilgili çabalar devam etmektedir. Dvorak ve Volder’a göre, bir yeşil çatı sistemi için en uygun bitkilerin seçilmesi, bu sistemin yüzeysel akış ya da bulunduğu yapıya ve çevresine sağladığı bazı faydalar nedeniyle tesis edilen alanlar olarak tanımlanmaktadır. Ekstensif yeşil çatı sistemlerinde ger- çekleştirilen bitki seçimi odaklı araştır- malar, mümkün olan en sığ yetişme orta- mında, yağış dışında ek bir sulamaya ihti- yaç duymayan ve bakım gerektirmeyen bir bitki örtüsü oluşturmayı öngörmüştür. Ancak ne var ki bu durum bitki seçiminin çoğunlukla Damkoruğu türleri (Sedum sp.) ile bazı otsu türler arasında kısıtlı kalmasına neden olmuştur. Ekstensif sistemler için uygun bitki türlerinin kolay üretilebilen, hızlı gelişebilen ve yoğun kaplama özelliğine sahip bitkiler olması beklenmektedir. Dünyada yeşil çatılarda kullanılmakta olan bitki türleri ile ilgili çalışmaların başlangıcı, 1970’li yıllarda Kluge’nin yaptığı araştırmalar olarak kabul edilebilir. Yapılan araştırmalarda CAM (Crassulacea Asit Metabolizması) olarak tanımlanan özel bir metabolizma
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=